Merhaba tekrardan…
Bu yazımda son zamanlarda aklıma takılan bir konudan bahsedeceğim size. Hatta şimdi aklıma geldi; bu konuyla ilgili bir anket bile oluşturabilirim.
Öncelikle konuya bir giriş yapayım. Konu; kahramanlar. Nasıl kahramanlar? Bildiğimiz kahramanlar; Superman, Robin Hood, Dünyayı Kurtaran Adam, Badman, Spiderman, Ninja Turtles, Hayalet Avcıları ve Uçan Adam Sabri Bey.
Aslına bakacak olursanız, ilk olarak aklıma takılan kahraman Robin Hood olmuştu. Robin Hood’u hepimiz biliriz, severiz, takdir ederiz. Bu genç aynı bizim kapkaç çetesi elemanlarından Erdoğan, oto teyp hırsızı Kemal gibi biri. Bizim dediğime bakmayın, yani ciddiye alıp nerden tanıyor demeyin sakın, çünkü tanımıyorum, bu söylediğim isimler tamamen hayal ürünü kişilerdir, sadece yazımı süslemek için uydurulmuşlardır. Her neyse, bu Robin’in hırsızlığı öyle basit bir hırsızlık olarak tanımlanamaz. Robin soyacağı kişileri özenle seçen, önceden plan yapıp hırsızlık yapan organize suç örgütünün lideridir. Fakat dedim ya öyle basit hırsızlık değil diye, basit bir örgütte değil tabii ki. Kısacası bu örgüt zenginden çalıp fakire dağıtan bir kahramanın örgütü, bu örgüt Robin Hood’un sosyal yardımlaşmayı kendi çapında ilke edinmiş bir örgüt. Herşeyden önce mahrumu mağdur etmemeyi şart koşan tavrı ve bununlada yetinmeyip; yaşlı, dul ve yetime yardım ve yataklık etmeyi şeref saymış kişiliği vardır.
Şimdi bu adam günümüzde yaşasa diye düşündüm biraz, biz fakirler çok desteklerdik sanırsam adamı. Yürü be abi, kim tutar seni, şapkandaki kuş tüyüne gurban naraları atardık, gariban babası falan olurdu gözümüzde. Ama sonuç olarak enselendiği vakit, mahkemede hırsızlık suçundan ve iyi hal göz önünde bulundurularak 10 yıl falan yatardı sanrsam. Allah kurtarsın Robinciğim, iki dakikada infaz kararını aldım kusur arama lütfen.Evet biz fakirler hep sevdik bu Robin’i. Çizgi romanken de, çizgi filmken de, sinema filmiyken de. Zaten hep sevilmiştir kahramanlar. Peki, benim en çok merak ettiğim ve bu nedenle yazmaya başladığım konu şu; tamam biz fakiriz kabul ediyorum, tamam Robin bir hırsız (eminim o da kabul ediyordur), bu Robin zenginden çalıp fakire dağıtıyor bu da tamam. Peki gerçek hayattaki bu zenginler Robin Hood’u seviyorlar mı? Hepinizin “Nasıl?” dediğini duyar gibiyim. Kimse demedi mi? Yok yok dedi, biri “Nasıl?” dedi.
Yani şöyle; bu zenginler Robin Hood’u okudular, izlediler falan filan, eee; sonuç ne oldu? Sevdiler mi Robin’i ? Yoksa vay eşşooolu diyerek kenara mı çekildiler? Bana %88 ikincisi oldu gibi geliyor.
Şöyle düşünerek yorumlayalım konuyu, zenginsin, haftasonu kız arkadaşını alıp bir filme gidiyorsun, filmi izliyorsun, bir kahraman var, bu kahraman fakirlere yardım edebilmek için hırsızlık yapıyor, kendisinin hiçbir çıkarı yok ama sen filmi izlerken otoparktaki arabana kelebek camından girip, 2,5 saat içinde parçalayıp yedek parçacıya satıyor ve elde ettiği parayla yumurta, yağ, un, bakliyat, kömür falan alıyor ve fakirlere dağıtıyor. Şimdi sen bu hırsızı seviyormusun zengin olarak? İşte tam anlamıyla ben bunu merak etmiştim.
Biraz önce de fikrimi açıkça söyledim, bence %88’i sevmiyor bu adamı. Fikrin neden böyle diye düşünenleriniz var gibi. Şu açıdan bakabiliriz konuya. Normal hayatta Robin Hood karakterinin gerçek olmasının mümkünatı yok denecek kadar az. Sonuç olarak kimse de kimse için Robin Hood olamaz. Geriye tek bir çare kalıyor, bu işin gönüllü bir şekilde yapılması, gönüllülükten kastım hırsızlığın değil, yardımların zenginler tarafından gönüllü bir şekilde yapılması.
Ama görüyoruz ki birileri gecede on adet emekli maaşını bir gece kulübüne bağışlayabiliyorken, birileri de etrafını umursamadan, saygısızca sokakta yatabiliyor. Hatta köpeğine 3000$’lık toka takan, insan sevgisini aşmış, hayvanlara bile yaklaşık 6 aylık asgari ücret tutarında kozmetik yardımını esirgemeyen sevgi pıtırcıkları bile var. Ama bunun yanında paylaşmayı bilmeyen, yattığı kartona bir köpek yanaştımı kovalayanlar da var. Kısacası eşek evladı Robin diyenlerin ortalaması bunun için %88 diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Şimdi beni bu yazımdan dolayı zengin düşmanı olarak tanımlamayın lütfen. Kimsenin malında mülkünde gözümüz de yok çok şükür. Sadece Robin Hood’u zenginlerin sevip sevmediğini merak ettim, hepsi bu.
Bir de, uzun zamandır aklımda bir konu var. Yani, yazmaya kalksan yazı olmaz, unutmaya çalışsan beyninden gitmez bir konu. Bu Arçelik firmasının Çelik isimli robotu ilk çıktığında ne sevimliydi. Birde son birkaç reklamdır hobi edindi kendine, fotoğraf falan çekiyor. Aslanlara kaplanlara gel pisi pisi diye yaklaşan, mahallede durun kavga etmeyin kardeşsiniz oğlum siz diyen abilerin babacanlığına sahip sevgi pıtırcığıydı bu Çelik. Ne olduysa olmuş son reklamında; orangutanmı, gorilmi türünü tam bilemediğim maymun tipli bir hayvana bozuk atıyor. “Üç saattir seni bekliyorum be”, işim gücüm var seninle mi uğraşıcam ben, edaları falan. Anlamadım Çelik, neyin peşindesin. Piyasada ki durgunluğun gerginliği mi bu? Bilemedim bu tavrının nedenini. Biz stres atarsın diye hobi edindirdik sana, sen gerim gerim geriliyorsun. Sakin ol, keskin sirke küpüne zarar Çelikciğim, böyle gergin olursan oksitleniverirsin Alimallah. Allah devrelerine zeval vermesin.
Neyse Çelik konusunu da zihnimin köşelerinden yazıya döküp rahatladım. Birdahaki 250 gramlık kelimelerimde görüşmek üzere hoşçakalın.
Ülen bir yazı yazayım dedim, yazıyı yayınlamadan Acun Ilıcalı “Yetenek Sizsiniz Engelliler Özel” adı altında bir yardım toplama programı hazırlamış. Demek ki bu gün %22’lik kısım harekete geçmiş. Bir de; televizyonu açtım Cem Yılmaz ile telefon bağlantısı kurmuşlar, Acun o bilindik sunumlarından birini yaparak “ Evet hattımızda Cem Yılmaz var” dedi. Bir an sanki telefonu bana bağlamışlar gibi hissettim. Ne güzel olurdu Cem Abi ile konuşmak. Tabi ben konuşamazdım herhalde.
Bir anekdot daha söyleyip yazımı kapatacağım. Biraz önce trenden indim, koltuk arkadaşım görme engelli biriydi. Anadolu Haber gazetesinde çalışırken, yemekhanede sürekli karşılaştığım Anadolu Üniversitesi personeli bir abiydi bu arkadaşım. Perondan istasyonun kapısına kadar eşlik ettim kendisine, istasyon labirent gibi olduğu için. Maddi yardım yerine geçermi acaba?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder