Ne oldu?
-Korkacak bir şey yok. Vatani görevini ifşa etmek için artık çok uzaklarda.
Sonra ne oldu?
-Bir şey olmadı. Kira ağır geldi, Erasmuşlu bir arkadaş edindik yerine. Sevgili Litvanyalı kardeşimiz, okunuşuyla Ayvaras. Sessiz sakin bir çocuktu. Çocuktu? Evet, çünkü onunda memleketine döndüğünün 2. haftası falan oldu. Hatta lunapark manzaralı odamdan ayrılışımın da 2. haftası oldu. Evet 1. senesini doldurduktan birkaç ay sonra evden ayrılmış bulunuyorum.
Şimdi tek başımayım. Tek odası olan muazzam bir lüksle donatılmış evimdeyim. Bu lükse düşkünlüğümden değil, Eskişehir’deki stüdyo tarzdaki evlere yüklenilen saçma sapan imajdan dolayı, baktığım yaklaşık 60 küsür evin hepsi aynıydı. Gelgelelim kiraları farklı farklıydı. Şimdi müfredatta mıdır bilinmez mantık dersi gibi bir açıklama getirelim şu kira işine. Aynı muhitte baktığım 30 adet daire. Hepsi yaklaşık olarak aynı özellikte. Size birkaçından söz edeceğim. Farkı kendiniz görün. Tam bir reklam sloganı gibi oldu. Farkı fiyatında!!!
İlk olarak benim çıkmak zorunda kaldığım, hatta bırakıldığım 3+1 olan dairemin kirası 450 tlydi. Ortalama olarak iyi bir fiyat oturduğum muhitte. 3 arkadaş, 150 tl kelle başı, iyi iyi.
Tek başıma bir eve çıkacağım, normal olarak masraflar artacak. Hiç bir taşınmaz sahibinin, benim gözümün yaşına… çok ağır bir laf oldu, ne ağlayacağım be, cümleyi kesemin sıkıntısına bakmayacağını çok iyi biliyorum sözleriyle bağlayayım. Artık işimde yok. Sevgili emekli babam hala benim yüzümden çalışıyor, onun katkılarıyla tutacağım bu yeni evi.
Anlaşılacağı gibi 150 tlden biraz fazla olacağı su götürmüyor hiçbir yana. Tamam sistemini sevdiğimin ülkesinde buna da tamam. En nihayetinde ev bakmaya başladım.
İlk ev, ilk heyecan.
-Merhaba iyi günler!!!
-Ehi günlerrr.
-Immgg ben kiralık daire ilanınız için aramıştım. Fiyat öğrenmek istiyordum??? (heyecanlanmışım)
-Evet canım, öğrenci misiniz?
(Bir düşüneyim… Ben şimdi öğrenci miyim? Yaşıtlarımın çocukları var, okul bitmiş, iş güç sahibiler, arabaları var, hem de Honda, kıskançlıktan değil sadece güzel araba, 5 yılda 15 tane farklı işte çalışmış durumdayım, bütün hepsi branşım dışında, yeni meslek edindim; tasarımcıyım, 5 yılda 8. evimi arıyorum hem de tek başıma, Ekonometriden kaldım bu nedenle bir dönemim daha uzadı, senene len öğrenciyim, değilim. Ne olacak öğrenciysem bu sana daha rahat geçirme imkanı mı sunacak. Bunun için mi bu telkin? Cevap veriyorum A canım diyen yumuşak diline gurban, rahatça geçirebilirsiniz, öğrenciyim. Ama bir yuva kurayım burnunuzdan getirmezsem ne olayım.)
-Evet öğrenciyim.
-Nerede okuyorsunuz?
(Allahım terliyorum, saatlerdir sokak sokak geziyorum ev sahibinden fazla sayıda bulunan emlakçıların, bir kira bedeli azabından sıyrılabilmek için güneşin o kavurucu sıcağında, ev sahibi adayının sorduğum soruya verdiği cevaba hazır cevap bir tavır takınmak istiyorum. Ama ya kira uygunsa?)
-Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü öğrencisiyim.
(Akademik olsun ki adam sansınlar. Halbuki daha diplomasını almamış işsiz adayıyım desem tam yeridir.)
-Eveeet, güzel.
(Bre insafsız, güzelde kontör döküldü bitti. İnat etme çıkar baklayı dilinle damağının arasından, daha aranacak 59 tane aday var, evini tutacağım sadece, Allah korusun kızını istemedim ki.)
-Teşekkürler, dairenin kirası ne kadar acaba?
-Şimdi biz 450 tl istiyoruz, bir kira bedeli de depozito.
-Evet. (Ne dedi len o? 450 mi dedi. Satılık ilanımıydı ki o? 1+1 değil mi oğlum bu ev? Bakayım, 1+1 o ne len 450, heeeee ben yanlış aramışım, morkıç hesabı bir şey bu, 450 tl veriyorsun her ay 10 yılda ev senin oluyor. Yok ya Eskişehir’den niye ev alayım ki ben. Depozito ne ki? Normal kiralık ev len bu. Anam anam, boğazı görüyor olmalı ondandır.)
-Teşekkürler, iyi günler.
(Telefon anında kapatılır. Çünkü 450 tl kirası olan dairenin köntörüde çok düşüyor.)
Bu aramadan sonra yaklaşık 30 adet telefon görüşmesi daha yaptım. Sonuç olarak elimdeki ev sahibi numaralarının yanında, maksimum 550 tl, minimum 350 tl kira + depozito yazıyor.
Sanırsam bu gerçekten bizim suçumuz. Bir şekilde bu fiyatları ödeyen insanlar var ve ev sahipleri bu cüreti kendilerinde görüyorlar.
Şimdi P ise Q dediğimiz zaman, ben 450 tl kirada 3+1 evde 3 kişi kalıyorum, tek başıma 1+1 eve minimum 350 tl kira verdiğimde ben insan mıyım?
Evet insanım sanırsam. Hem de sinirli, kazıklanmış duygusunun yoğunluğunu ense kökünde hisseden bir insanım. 2 haftaya yakın bir zaman diliminde sokak sokak ev aradıktan sonra, 325 tl kira vermeyi kabullenmiş bir insanım. Şimdi o evde yazı yazan, 325 tl nin hakkını vermek için her köşesine ayak basmaya çalışan bir insanım. Henüz doğal gaz aboneliğini 260 tl depozitosu olduğu için yaptıramamış bir insanım, internet borcunu ödemediği için interneti olmayan, buzdolabında sadece su ve mayonez olan, sallama çayla mide dolduran, babasını hala çalıştırmak zorunda bırakan, sevgilisini dersleri nedeniyle bekleten, sevdikleriyle arasında 250 km mesafe bırakan, arkasına baktığında 5 senelik periyoda üzülen, seçme sınavında iyi yerleştirilen, yerleşirken mutlu, yerleştirildikten sonra pişmanlık duyan, mezun olmayı bekleyen, beklerken düşünen, düşündükçe küçülen, küçüldükçe sığışamayan, sığışamadığı şehirde kalmak istemeyip o şehirde ev tutan, sevgili Umut Sarıkaya’nın çizdiği mutsuzluk karikatürlerindeki mutsuz, umutsuz, kahvaltı yaparken ekmeğine su dökülen, yazdığı yazıyı silerken kağıdı yırtılan, Jack’in dışlanmışlık hissi olan, yaşlanmış bir gencim ben.
Ne bunaltılı bir yazı oldu. Diğer yazılarımdakinden fazla bahsettim kendimden. Halbuki olayları yazmaya çalışıyorum ben, olayların içinde süzülen karakteri karikatürize ediyorum bir nevi. Eminim ki benim yaşadıklarımın kat ve kat fazla beterini yaşamış insanlar çoktur. Yazıyorum yaşadıklarımı, beter bir hayata sahibim, çok kötü durumdayım diye değil, sadece şakalaşıyorum yaşadıklarımla ama bir şeyler söylüyorum boşa gitmesin. Boşa dönmesin wordün harf sayacı diye. Bitirelim yazıyı artık. Uyku vakti geldi de geçiyor yamacımdan, yaz saati uygulaması başladı okulda, anlayacağınız üzere yaz okulu, erken saatte dersler. Mezuniyete adım adım yaklaşıyorum ama koşmak şuan için benim gayem. Öğrencilik neymiş anladım, yeni heyecanları tatmak için gün sayıyorum. Sevgili TSK bünyene kabul et beni, kısa dönem şafağı saymak için ter dökeceğim sınavlarımda. Yaktın beni Mustafa Hoca, yaktın beni ekonometri, yaktın beni iktisat, yaktın beni yüksek yerleştirme birimi, yaktın.

