Yarışmaya Eskişehir’den katılıyorum. Yarışmacı arkadaşlardan nefret ediyorum.
Bugüne kadar birçok yazı yazılmıştır tren yolculuklarıyla ilgili şu anda bende trenden seslenmek istiyorum size ama sesim kısık bu simgeleri kullanarak kendimi ifade etmeye çalışıyorum.
Yazımı yazmaya başladığım şu saniyelerde tren bir durakta durdu ve ben o klasik bakışı attım neresi len bura. Söyleyeyim bilmiyorum. İçeriye fena bir balata kokusu sindi genizim yandı gitti. Neyse konu dağılmasın gerçi konuya giriş yapamadım daha. Tren ne ilginç bir şey, sürekli bir hareket var, kondüktörler bastı vagonu şimdi de.
Yazıma gelince, neden yazmaya başladım? Neden mi? Bilmiyorum! Canım yazmak istedi.
-İstiyor musunuz?
–Hayır.
–Olsun, size piyangodan teyze çıktı.
Hem de simit yiyen teyze. Oturduğum andan itibaren sürekli bir etkinlik halinde olan teyze. Başlayan yağmura, ilk defa yağmur görmüş gibi, ağzı açık bakan, gelene geçene yorum yapan, yolculuğun ilk 30 dakikasında telefonla iletişim kuran teyze. Peki niye ben? Bende o vagondaki 60 kişiden biriyim, bir matematiksel işlemin, bir olasılık probleminin baş kahramanı neden ben? Kahraman dediğime de bakmayın sakın, totomun kahramanı. Sol tarafıma da gelen ağabeyimizin bir uzvu Nokia n90 olmuş ayrılamıyor. Ve ilginçtir sanki teyze yetmemiş sana birde ben döneyim iyice kasıl, yazıda yazama dercesine bana dönük.
Teyze köprü gördü yaşasın. (Tren köprüden geçti sadece!..) Ama birebir olarak bir çocuk merakıyla örtüşen bir tavır. Çok takıldım galiba bu teyzeye ama ne yapayım ben. Sarı gazozla bisküvi yiyor şimdide. Diyorum ya sürekli bir etkinlik var. Birisi dese ki;
-Vagonda piknik yapalım mı? Teyzemin cevabı;
-Mangalı yakayım mı? olur.
Ben gerçektende bazı olaylarda lanetlendiğimi düşünüyorum artık. Aslında rahat bir insanımdır fakat çekingenliğimde vardır. O nasıl oluyor demeyin, oluyor işte. Sinirliyimdir çok çabuk sinirlenirim fakat nezaketimi bozmak istemem, yüzgöz olmamak için elimden geleni yaparım. Belki bugün kondüktöre; “ağabeyim bu bilette karşılıklı koltukla ilgili ne yazıyor?” Sorusunu sorsaydım bana yer ayarlamak isteyebilirdi hatta-belki de bulabilirdi ama bu durumda teyze onu istemediğimi düşünebilirdi, hiç alakam olmaz, yerine genç bir bayanın oturmasını tercih edeceğimi düşünüp suratıma bakabilir aynı fikri kondüktörle paylaşabilirdi.
Aslında düşünseler ne olacak ki? Ben burada bir daha görme olasılığım çok düşük olan insanların, benim hakkımda düşünebilecekleri karşısında tüm konforumu terk ediyorum, üzerine sıkıldıkça sıkılıyorum. Başka bir deyişle vücuduma ve ruhuma haksızlık ediyorum. (Çünkü ayaklarım totomla birleşmek üzere!)
Ülkem insanı! Görmüş geçirmişliğin bu kadarı. Konudan ayrıldım fakat iyi giyimli sol tarafımda oturan beyefendi blackberrye benzeyen nokia telefonunu çıkarttı ve dışarıdaki yağmurlu manzarayı resmetmek için çaba gösterdi. Fakat camların buğulu olması ve trenin hızına yetişemeyen örtücü ayarı nedeniyle marsın şirince köyüne benzer bir görüntüyü resmedebildi. Ardından büyük bir zarafetle telefonu kılıfına yerleştirdi. (sadece gözüme takıldı ne yapayım.)
Benim asıl konuma dönecek olursak şimdi ben ne yaptım 4 saatlik yolculuğumda? Teyzeyle karşılıklı oturdum, ayaklarımı kendime çektim, solumda oturanlara baktım, simitçiyle göz göze geldim, kondüktöre bilet uzattım ve bu sıkıntılara gıkımı çıkartmadan katlandım. Eğer koltuğum istediğim gibi bir yerde olsaydı ne olurdu; teyzeyi görmezdim solumdakileri de, büyük ihtimalle simitçiyi de. Çünkü uyuyor olurdum. Kötümü olurdu? Hayır sere serpe uyur, uyandığımda istasyona gelmiş olurdum ve kimseyle muhatap olmazdım. Ama ya teyze ne olurdu o farklımı olurdu acaba bir başkası için beklide çok tonton bir teyze, beklide kıl olan benim. Bilgisayarımı açmasaydım teyze benimle muhabbet etmek isteyebilirdi, ama ben yine muhabbet etmekten kaçacaktım. (simitçi iniyormuş bu arada, tüm vagona bildirdi bunu.)
Yinede kendimi seviyorum, bir daha görmeyeceğim insanlarla muhatap olmak, bu rahatsız duruma katlanmak zorunda değilim. Teyze yine dikeldi. (artık gülümseyerek karşılıyorum)
İstediğimi yapmak istiyorum diye güzel bir cümleyle yazımı tamamlarken tüm TCDD yolcularına mutlu ve huzurlu yolculuklar diliyorum.